




yok şalterlerim atmadi merak etmeyin.. dairenin tüm elektrigi gitti..elektrikli firini acmamla paaat diye bir ses gelmesi bir oldu.. muhtemelen fazla yükleme oldugundan karanlikta kaldim.. ancak bugün Cumartesi.. bu durumlar icin bir basvuru telefonu var.. (bir de altinda not ekli.. eger fuzuli mesgul ederseniz her saat icin 50 avro ceza ödersiniz.. sanirim millet icip icip rahatsiz etmesin diye.. neyse benimki gercek bir problemdi..) ancak telefon acilmadi.. yaklasik 15 dakika süre verdikten sonra hemen gazeteci damarım kabardi.. daireyi kiralayan Tom isimli cocugun karti vardi.. hemen aradim dedim kusura bakma ama buzdolabi eriyor,sizin acil durum sorumlusuna ulasamadim.. Benden sigorta kutusundaki şalterleri kaldirmami istedi.. Aslinda ben de yapacaktim ama burası Avrupa sonra neden elledin diye ceza ödersin neme lazım..Ancak benim sigorta ana şalterden atmış belli..10 dakika gecmedi sorumlu adam beni aradı.. Dedi ki eksi birinci kata inin,sigorta kutusu orada bir yerde; sizin butonu yukarı kaldirin..Olmazsa ararsınız..Dedi de; asagi indim şalterler nerede? Bir kapıyı actim devami iyice karanlık; kapattım.. Bir diğeri acilmadi.. Park etmis arabalar arasında şalter arıyorum.. Derken bir bina sakini kız otoparka girdi.. Dedim ki-bana şalterleri göster.. Hemen yardım etti.. Zaten bir tek benimki aşagiya düsük bakiyordu.. Hem ayrıca çamaşır makinasının yerini de öğrendim... 4 avroya çamaşır ;50 cente kurutma makinası çalışıyormuş.Bunun dışında ise günüm iyi geçti..Kameraman Yücel ve eşi Elif bana etrafı gezdirdiler.. Ancak sabah sağanak yağmura yakalandık..Sonrası güneş açınca keyfim de yerine geldi..
Efendim adettendir ..Bir yere gidildiğinde nesi meşhursa ondan yenir..Bendeniz de öyle yapti.. Hatta turistik gezinin dibine vurup en turistik köşe neresiyse orayi bulup oturdum..en meşhur menü hangisiyse onu istedim..sonra durumu belgelemek icin garsona cep telefonundan fotograf çektirdim.. Daha ne olsun..


Yeni odam burasi..........Büroya yürüyerek 5 dakika mesafede bir oda bir salon yeni mekanim..Ismi Schumanflats..Bes ya da alti katli binalarda otel odalari gibi oda kiralaniyor..Benim odam bir yatak odasi bir salon..Bu firmanin birkac yerde kiraladigi apart daireler var.benimki eurosquare residence diye geciyor..Fiyatlar bence degerinin iki kati ama otelde kalmaktan daha hesapli..Su ortamda yapacak baska bir seyim yok..Biraz zaman kazanmam gerekiyor..Hos yeni ogrendim;oturma vizesi verilmeden ev kiralamak da pek kolay olmuyormus.. Bir sureligine adresim burasi olacak gibi gorunuyor...Nasil bir yer meraklanmayin diye internetten bir foto buldum..Kendi makinamla foto cekemiyorum henüz..Bavullari bile acmiyorum..Internetteki bu resime ve pastel renklere falan tabi aldanmayın.. Esyalar gayet basit malzemeden..Soyle soyleyelim devlet malzeme ofisi suntasindan .Odada bir yasam alani ve Amerikan mutfak var.Mutfak dolapları da gorundugu gibi degil tamami beyaz sunta; ama en azindan bir sure idare ederim. Sabah ilk isiklarla esyalari odaya atip ciktim.. sagolsun TRT ekibi benim esek ölüsü 3 bavulu tasimama yardim etti.Yoksa 500 metre yol icin taksicileri ikna etmem zor olacakti.. Bu binanin ozelligi giris kapisini acar acmaz sizi karsilayan kesif bir köri kokusu.. Sanirim giris katinin sakinleri Hintli veya Bangladesli..Bundan iki gun once odayi gormeye geldigimde benim bulundugum ikinci kattan ise kizarmis balik kokusu geliyordu.. Ben balik katindayim yani...Güzel haber sabah geldigimde koku kalmamisti..Ancak Brüksel uluslararasi bir yasam alani bunu ögreniyorum.. Binada her katin kendine has misafirleri ve yemek kokusu var.. Ben de misilleme yapip sogan mi kavursam acaba??? 



Brüksele geleli iki tam gün olsa da faks cekmek ve kagit imzalamaktan baska bir sey yapmadim...Gelir gelmez icinde kaldigim bilgi bombardımanından neyi nasil yaptigimi fazla kavrayamaz haldeyim..Kafam bavullarımdan daha agir ..Bu sürecte gözümü acamadim ama aklımda kalan bir kac detayı paylasayim sizlerle..Tamamen internetten buldugum otelim bir fotograf sergisi gibi..Duvarlarını 12 Avrupa ülkesinden 100 ü askin fotograf sanatcisinin eserleri süslüyor.. Otelin ic mimarisi hic klasik bir otele benzemiyor..Mesela kahvalti icin koridordan yürürken her gün baska bir fotografi inceliyorum..Gelelim ilk izlenimlere.. havalimanından 3 esek ölüsü bavulla indigimde taksiciler yardim etti.. Breakdance gözlüklü kısa sari sacli genc taksi söförü Türk gazeteci oldugumu soyleyince ikinci dakika soruyu patlattı.. '' Sizce Türkiye Avrupa Birligine girecek mi?''' Bonjouuuurr.. Brüksele hosgeldiniz.. daha yeni gelmisim ilk dakikadan ise baslamak niye??.. Bu sefer kacak davranip ben sordum..''Sizce girecek mi? '' diye.. Meger ne dertli taksiciye rastlamisim.. Yol boyunca hic susmadi..Kendisi girmesine karsiymis..Ona göre Avrupa Birligi ülkeleri bölüp parcaliyormus ..Vesaire vesaire..Otele nasil geldik o 20 dakikalık yol nasil gecti anlamadım..Otel rezervasyonunda bir aksilik olmadi.Odam 607 numara.Yukarı ciktigimda bir süpriz beni bekliyordu...Koridorda kulaginda telsiz uzun boylu kel korumalarla karsilastim..Hani mafya filmlerinde olur ya; kapının önünde bir sandalye ve korumalar oturur ;aynen öyle..Cok ciddiyim..Ben yanlis geldim galiba derken sizin odanız burası dediler.. Aralarından gecip odama kavustum..sonra asagi inerken birisi ile aynı asansöre bindim.. ''Hayrola meshur birini mi koruyorsunuz? ''dedim.. ''Not famous'' deyip sustu.. Otelin tam karsisinda Avrupa Komisyonu binasi olunca ziyaretcileri de anlasılan kodaman kisiler oluyor. Tabii gelip benim yan odamı bulması ne tesadüf ;o ayrı.. Sabah odadan cikarken kapının her iki yanında iki koruma oturuyor..Beni de artık tanidilar 'Good morning'' diyorlar. Film yıldızları gibiyim !! Neyse gelelim otelin konumuna.. Meger otel ile bizim büro yanyana imis..Bir kapıdan cikip digerinden iceri girdim.. Saka gibi..İlk 2 günüm sadece büro ve otel arasında gecti.. Nereye geldigimi bile anlamadım.. Umarım yarın ilk ürüyüsümü yaparım.. bu arada önümüzdeki hafta 15 günlügüne gecici bir oda kiraladim..Sanirim o arada kalıcı bir ev bulmaya calisacagim..