29 Eylül 2008 Pazartesi

UFAK AYRINTILAR

Bu aralar yürüdüğüm bir yol;ya da gördüğüm bir çiçekçi bana Buenos Airesi hatırlatıyor.Biraz psikologluk yapayım mı? Bir şehre alışmak biraz zaman istiyor..Brükselde günlerim iş odaklı geçtiğinden bu süreç biraz daha uzun sürecek gibi.Şehirle tanışamadım henüz. Fotoğraf çekemedim;onu fethedemedim.Hem içinde yaşayıp hem keşfedememenin verdiği garip bir hüzün benimkisi.Buenos Aires imajında sorumluluktan uzak;rahatça dolaştığım kendime ait zamanları arıyorum.Biriktirdiğim parayla geçirdiğim 6 ay kendime yaşamda verdiğim bir duraklama ;bir dinlenme;bir hediyeydi aslında.Zihnimin oyunu bana durup biraz etrafıma bakmayı özlediğimi gösteriyor..Ne diyeyim sabrediyorum;bir düzene girecek elbet..
SEVİMLİ DETAYLAR
KUAFÖR
Bu derece robota bağlamış durumda çalışırken bile küçük detaylardan mutlu oluyorum..Mesela büronun tam karşısında bir kuaför var.Randevu ile çalışıyorlar.İlk geldiğim günden beri yayaın öncesi saçıma fön çektirmek için oraya gidiyorum.Artık beni tanıyorlar..Doğumgünümde saçıma fön çektirdim.İngilizce bilen bir kız var mesela o gün ona doğumgünüm olduğunu söyledim.O durumu Fransızcaya çevirdi; diğer çalışanlar beni tebrik etti (haha) Bu sabah iş seyahati öncesi yine gittim.Normalde randevusuz gidilmiyor..Hooop beni hemen aldılar..Yani bu iletişim işi heryerde kapıları aralıyor.. Bir de bahşişi bol bırakmak tabi (haha)
MİNİK İTALYAN RESTAURANTI
Bir diğer sevdiğim ayrıntı büronun hemen yanındaki bir İtalyan restoranı.. Geçtiğimiz bir Pazar akşamı saat 20.30 gibi işe ara verip umutsuzca sokaklarda yemek yiyecek bir yer aradım. Heryer ama heryer kapalıydı..Maalesef Pazarları burası ölü bir şehir..Neyse artık umutsuzca büroya geri dönerken yapma sarmaşıklarla süslenmiş beyaz tüllerin asılı durduğu bir dükkandan yaşlı bir adamın çıktığını gördüm.Muhtemelen dükkanını kapatıp evine gidiyordu.Meğer orası bir İtalyan restoranıymış .Şişman bir kadın ile oğlu işletiyor.Kırmızı ekose masaların yanyana dizildiği sıcacık minicik bir yer.Duvarlarında eski yıllardan kalma siyah beyaz bir köy evinin fotoğrafları asılı.Yemekler de gayet lezzetli. Heryaştan müşteri var ama özellikle İtalyan olanlar sahipleri ile koyu bir sohbet halinde.Hizmet hızlı..Yemekleri yine tombul boyalı sarı saçlı önlüklü bir kadın getiriyor mutfaktan.Ne bileyim içim ısındı;rahat ettim orada.Artık evde yemek olmadı mı hoop ordayım.Haftada bir gidiyorum sanırım.Dün gece yine gittim artık beni tanıyorlar. Sevimli sahibi diyet kolama limonu sormadan koyup getirmişti (haha)
İşte böyle birkaç satırla da olsa hayattaki detaylarımı paylaşmak istedim. Çoğalması dileğiyle.. bana şimdilik biraz izin.. Yine iş seyahatine gidiyoruz. Strazburga.. Görüşmek dileğiyle.

6 yorum:

Adsız dedi ki...

"Bu aralar yürüdüğüm bir yol;ya da gördüğüm bir çiçekçi bana Buenos Airesi hatırlatıyor"

Valla iyi insan memleket hasreti yerine Buenos Aires'i hatırlar mı? "hoho" :)

Ve ne güzel!!! İnsan gittiği yerde kendi çevresini ve alışkanlıklarını hemen oluşturuyor :) Sanırım pozitif ruhhâli ve sosyallik en önemli anahtar...

Adsız dedi ki...

"İnsan gittiği yerde kendi çevresini ve alışkanlıklarını hemen oluşturuyor" çünki, Konstantinos Kavafis'in dediği gibi;

Yeni bir ülke bulamazsın, başka bir deniz bulamazsın.
Bu şehir arkandan gelecektir.
Sen gene aynı sokaklarda dolaşacaksın,
aynı mahallede kocayacaksın;
aynı evlerde kır düşecek saçlarına.
Dönüp dolaşıp bu şehre geleceksin sonunda.
Başka bir şey umma-
Ömrünü nasıl tükettiysen burada, bu köşecikte,
öyle tükettin demektir bütün yeryüzünde de.


HAMİŞ: BİR ÖNCEKİ MESAJDA "Valla iyi insan memleket hasreti yerine ..."
İYİ İLE İNSAN ARASINDA VİRGÜL (,) VAR :)

canan şanlı tatyosyan dedi ki...

canım didemciiim:) içimizi burkan cümleler kurmuş gibisin ama düşününce mutluluk vermesi gerektiğini anladım:))) ne güzel işte yepyeni bir hayat:))) kimbilir bu satırlarını okuyanların ne kadar büyük bir çoğunluğu o "başka bir hayat" için yanıp tutuşuyor. Ne güzel ki bunu yaşıyorsun, bizimle paylaşıyorsun. Aslında biraz hazırcıyız galiba biz de oturduğumuz yerden yeni bir "hayat"ın hem zorluğunu hem mutluluğunu yaşıyoruz sayende. Açıkçası bu satırlar beni bu yüzden burktu ve mutlu etti. Uzatırsam salya sümük olacak ortalık, kısaca özetliyorum: çok özledim seni, bayramını kutluyorum. Seni çok seviyorum, çok çok çok mutlu olmanı diliyorum. Hep güzel gözle görmeni, her durumda hep mutlu olmanı çook istiyorum.

Adsız dedi ki...

tatyos hanımefendi ne hüzünlendiriyon bizi!!!
kız geziyo çalışıyo ve evi arkadaşları burada onu bekliyo istediği an burada sen haline yan hem arkadaş özlemi çekiyon hem nöbet tutuyon sen ne yapasın :):):)

her asker uğulamadaki gibi mi yapalım:

"DİDEM GİDECEK GERİ DÖNECEK"

OHHHOOO!!! BU NE HÜSRAN BU NE HİCRAN BU NE GÖZ YAŞI!!!!

canan sanli tatyosyan dedi ki...

aşkolsuuun! hüzün hicran diil sevgi içersin istemiştiiim:))))) sabah oldu gecenin getirdiği hüzünden arınıp güzel güneşli ve neşeli bir mesaj yazayım o zaman. (Ne kadar saklasam da gecenin hüznü demek yansımış arkadaşlara)
Didemiiimmm:))) çok seviyoruz seni. bol kahkahalı hep gülümsemeli bir hayat diliyoruz.
o zaman seni güldürmek için şu an üzerime düşeni hemen gerçekleştirmek isterim: geçenlerde toplu iftar ortamı yapıldı gürcan yönetiminde:) hakkaten ne zamandır biraraya gelip böyle çok gülmemiştik. (içki yoktu melankoli yoktu:)) orda aktarılan bir hikayeyi duymadıysan senle paylaşmak boynumun borcu:))
Ankara'da x kişi, salih radyo bülteni okurken stüdyoya giriyor. (sıkça yaşanan birşey, stüdyoda bülten okunurken, haberin üzerinde ya düzeltme yapacak ya kısaltma yapacak ya da bir haberi atacak) salih bir yandan okuyup bir yandan ne istediğini anlamak üzere ara ara göz ucuyla bakıyor x'e... x eliyle 'sen devam et işareti yapıyor sık sık... Salih tedirgin şekilde bir-iki-üç-beş haberleri bir x'e bakıp bir kağıda bakıp okumaya devam ediyor... x sürekli sen oku oku işareti veriyor... x yavaşça salihin oturduğu sandalyenin arkasına dolanıyor. salih tedirgin... elindeki haberi bu tedirginlikle okurken, olan oluyor... salih son paragrafa geçeceği sırada arkasında bulunan x eliyle salihin ağzını sıkıca kapatıyor............. hhhhhhhaaaaaaaaaa (habrin son paragrafı atılacakmış ve x'in bulduğu metod bu olmuş)hnahahahahahhhhahhahah

hikayenin devamına kahkadan okuyamayacağın için şimdilik yazmıyorum.

iyi bayramlar, hep gül mutlu ol...:DDD

Adsız dedi ki...

bu iyi bi yazı "yıldızlı peki"

ve x'e de hoh! diyom